UMUT UÇAR
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Kafesteki Kuşun Değil, Gökyüzündeki Kartalın Hikâyesi

Kafesteki Kuşun Değil, Gökyüzündeki Kartalın Hikâyesi

featured

Hayatımızın büyük bir bölümünü görünmez mahkemelerde yargılanarak geçiriyoruz.

Ne giyeceğimize, ne söyleyeceğimize, nasıl yaşayacağımıza çoğu zaman kendi vicdanımız değil; başkalarının gözleri karar veriyor. İnsanların ne düşüneceği, ne söyleyeceği, hakkımızda nasıl bir kanaate varacağı korkusu, farkında olmadan bizi kendi hayatımızın figüranı haline getiriyor.

Oysa insanın gerçek özgürlüğü, zincirlerini kırdığı gün başlamaz. Gerçek özgürlük, başkalarının elindeki görünmez zincirleri fark ettiği gün başlar.

Kimsenin ne dediğini ve ne düşündüğünü takmadığın zaman, çok tehlikeli bir özgürlük seviyesine ulaşırsın.

Neden tehlikeli?

Çünkü artık seni yönlendirmek kolay değildir.

Toplumun kalıpları seni korkutamaz. Dedikodular seni durduramaz. Alkışlar seni şımartamaz, eleştiriler seni yıkamaz. İnsanların onayına bağımlı olmayan biri, kendi yolunu çizmeye başlar. İşte sistemin en çok çekindiği insan tipi budur.

********

Bugün milyonlarca insan yaşamak yerine rol yapıyor. Sosyal medyada beğenilmek için, çevresinde kabul görmek için, mahalle baskısından kurtulmak için sürekli maskeler değiştiriyor. Herkes bir başkasının beklentisini karşılamaya çalışırken, kendi benliğini kaybediyor.

Bir düşünün…

Hayatınızda kaç kararı gerçekten siz verdiniz?

Kaç hayalinizden “el âlem ne der” diye vazgeçtiniz?

Kaç kez konuşmanız gerekirken sustunuz?

Kaç kez gitmeniz gerekirken kaldınız?

İnsanı en çok yoran şey çalışmak değildir. İnsanı en çok yoran şey, kendisi olmaya cesaret edememesidir.

*********

Elbette başkalarının fikirlerini tamamen yok saymak değildir mesele. Yapıcı eleştiriler geliştirir, tecrübeler yol gösterir. Ancak kişinin pusulası başkalarının düşünceleri olmaya başladığında, kendi rotasını kaybeder.

Kartalların bir özelliği vardır. Sürüler halinde uçmazlar. Kendi yüksekliklerinde, kendi rotalarında ilerlerler. Bu yüzden de gökyüzünü en geniş açıdan onlar görür.

Hayat da böyledir.

Herkesi memnun etmeye çalışırsanız, sonunda kendinizi mutsuz edersiniz.

Herkesin sevgisini kazanmaya çalışırsanız, kendi saygınızı kaybedersiniz.

Ve herkesin ne düşündüğünü önemsemeye devam ederseniz, bir ömür başkalarının yazdığı senaryoda figüran olarak kalırsınız.

Belki de özgürlük; herkesin sesini susturmak değil, kendi sesini duymayı öğrenmektir.

Çünkü günün sonunda insanlar konuşmaya devam edecekler.

Siz doğruyu da yapsanız konuşacaklar, yanlışı da yapsanız konuşacaklar.

Öyleyse hayatınızı onların cümlelerine göre değil, kendi vicdanınızın sesine göre yaşamayı seçin.

Çünkü insanın ulaşabileceği en yüksek özgürlük seviyesi, kendisi olmaktan korkmadığı andır.

 

Yazar

Kafesteki Kuşun Değil, Gökyüzündeki Kartalın Hikâyesi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

LebihHaber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!